Aziz Nesin Hayatı

31 Aralık 2013 Yazan  
Kategori Şairler, Ünlü Biyografileri, Yazarlar

Aziz Nesin Hayatı

AZİZ NESİN

SÖZ

Bilirsiniz sözümde hep durmuşumdur duracağım
Sevgilime sözverdim ben yirmi yıl yaşayacağım
Düşmanlarım sevinmesin yirmi yıl sonra yok diye
Belli değil yirmi yıla ne zaman başlayacağım.

Dizelerinin sahibi olan yazar kişiliği ile tanıdığımız Azin Nesin 20 Aralık 1915 te İstanbul’da doğdu.Asıl adı ise Mehmet Nusret Nesin dir. Aziz Nesin yoksul bir ailenin çocuğu olarak büyüdü.Kuleli Askerî Lisesi’nde (1935) ve Harp Okulu’nda (1937) öğrenim gördü; Üsteğmen rütbesindeyken “görev ve yetkisini kötüye kullanmak” suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı.Ordudan ihracından sonra bir süre bakkallık yaptı.Daha sonra Karagöz ve Tan gazetelerinde yazılar yazarak yazar kimliğini kazandı.Sabahattin Ali ile birlikte çıkardığı Markopaşa dergisinde (1946) yayımlanan mizah hikâyeleriyle adını duyurdu. Siyasi eleştirileri ağır olan Aziz Nesin yazılarından dolayı bir süre mahkum edilerek yazı hayatından uzak kaldı.Daha sonra fıkra yazıları ile gazete ve dergilerde yazılar yazmaya başladı.Aziz Nesin Türk edebiyatının usa mizahçılarından biriydi.Topumda aksayan yönleri alaycı bir tavırla sergiledi yazılarında.Mizah yazıları eğlendirmekle kalmaz tuaflıkları toplumsal yanlışlıkları yapılan çelişkileri bozuklukları mizahlarını kullanarak sergilerdi.Eserleri uluslararası birçok mizah yarışmasında birincilik ödülü kazandı. Kitapları yabancı dillere çevrildi.Her yıl seçilen yoksul ve kimsesiz 4 çocuğu bir meslek sahibi oluncaya kadar yetiştirmek amacıyla Nesin Vakfı’nı kurdu (1972), eserlerinin gelirini buraya bıraktı.UNESCO’nun Index Translationum bilgisine göre eserleri Türkçeden en çok yabancı dillere çevrilen yazarlar listesinin ilk sıralarında yer aldı.1992 de 6 Temmuz Çeşme, İzmir’de sabaha karşı geçirdiği kalp kriziyle yaşama veda etti. http://sohbetnesesi.net/biyografiler/aziz-nesin-hayati ‎

Yazımın sonunda sizlerle Aziz Nesinin Anısına saygı duyarak kendi kaleminden vasiyetini paylaşıyorum.

Aziz Nesin’in vasiyeti: “cenaze töreni istemiyorum”

Aziz Nesin’in ölmeden yakın zaman önce yazdığı şu vasiyet Vasiyetime yazacağım en önemli şey, şu cenaze töreni denilen rezillik, ikiyüzlülük… Tek sözcükle tiksiniyorum, iğreniyorum şu cenaze töreni sahteciliğinden… Nasıl sancılar saplanıyor yüreğime, bir paslı kör bıçak sokulup sokulup çıkarılıyormuş gibi… Böyle düşkün ve acılı zamanımda yapayalnız olmak isterim, Vakıfta çocuklarımın yanında olmamalıydım.

Vasiyetimi yazabilseydim, birinci maddesi “Cenaze töreni istemiyorum.” olacaktı, sonra “Ölüm ilanı da istemiyorum gazetelerde…” diye yazacaktım vasiyetime. Her yere, her işe olduğu gibi vasiyetimi yazmaya da geç kalıp yetişemedim.

Ölünce nasıl olsa cenaze töreninden haberim olmayacak ama, ölmemden az önceki şu anımda bunu biliyor ve yapılacak olan cenaze töreninin sahteciliğini duyumsuyorum ya…
Ne çok insan cenaze törenime katılıp “Son görevimizi yapıyoruz” diye rahatlayacak, sondan önceki hiçbir görevini yapmayanlar…
Ne yapmalıyım bana cenaze töreni yapılmaması için? Ah, bütün bunları yazmalıydım vasiyetimde…
Bir isordil daha alsam mı? (isordil:bir tansiyon ilacı) Sancılar gittikçe sıklaşıyor ve artıyor. Ben cesedimin Devlet hastanelerinden birine verilip, tıp öğrencilerinin kadavram üstünde ders görerek cesedimden yararlanmalarını istiyorum. Özellikle bunu çok istiyorum. Vasiyetime yazmak isterdim. Neyim varsa, neyim olmuşsa, neler yapıp üretebilmişsem, her şeyimden herkes sonuna dek yararlansın, hiçbir şeyim ziyan olmasın, boşa gitmesin istiyorum. Benden arta kalan son varlığım cesedimdir, ondan da yararlanılabildiğince yararlanılsın. Ama benim sevgili hekim dostum bu düşünceme hep karşı çıkar, nedenini açıkça söylemeden… Nedenini düşünüyorum. Belki duygusallıktır. Vasiyetimi yazabilseydim, üçüncü maddesi şu mezar konusu olacaktı. Düşüncelerim salt bana özgü, genellenmesini istemiyorum. Başkaları isteklerince mezar yaptırsınlar, ama ben mezarım olsun istemiyorum. İnsanın ölümünden sonra ruhunun varlığına inanmıyorum ki mezarı anlamlı ve gerekli bulayım.

Üzerinde tıp öğrencilerinin ders gördükten sonra kadavranın, hiç cenaze töreni yapılmadan Nesin Vakfı’nın bahçesinin herhangi bir yerine gömülmesini ve o yere taş gibi tümsek gibi herhangi bir işaret konulmamasını istiyorum. Çiçek filan da konulmasın. Göremeyeceğim, koklayamayacağım çiçeklerin cesedimin gömüldüğü toprak üstünde çürümülerine acırım. O çiçekler, verilenleri sevindirmeli. Beni gömerlerken Nesin Vakfı’nın hiçbir çocuğu oralarda bulunmamalı, onlar uzaklaştırılmalı.
Öyle ağlama, üzünç, söylev filan da istemiyorum. Gömüldüğüm yer zamanla unutulsun, bahçede herhangi bir yer… Toprağa gömülen cesedimden artık doğa, doğal varlıklar yararlansın. Vasiyetimi de yazamadığıma göre, ölümümden sonra bu mezar konusunun bir sorun yaratmasından korkuyorum.
Türkiye’de mezarlıklar dinlere göre ayrılmıştır. Dinsizler için mezar yeri yok. Bense Müslümanların “yatacak yeri yok” dediklerindenim.

Aziz Nesini saygıyla Anıyorum..

AZİZ NESİNİN ESERLERİ:

Hikaye kitapları : Geriye Kalan (1948), İt Kuyruğu (1955), Yedek Parça (1955), Fil Hamdi (1955), Damda Deli Var (1956), Koltuk (1957), Kazan Töreni (1957), Toros Canavarı (1957), Deliler Boşandı (1957), Mahallenin Kısmeti (1957), Ölmüş Eşek (1957), Hangi Parti Kazanacak (1957), Havadan Sudan (1958), Bay Düdük (1958), Nazik Alet (1958), Gıdıgıdı (1959), Aferin (1959), Kördöğüşü (1959), Mahmut ile Nigar (1959), Gözüne Gözlük (1960), Ah Biz Eşekler (1960), Yüz Liraya Bir Deli (1961), Bir Koltuk Nasıl Devrilir (1961), Biz Adam Olmayız (1962), Sosyalizm Geliyor Savulun (1965), İhtilali Nasıl Yaptık (1965), Rıfat Bey Neden Kaşınıyor (1965), Yeşil renkli Namus gazı 81965), Bülbül Yuvası Evler (1968), Vatan Sağolsun (1968), Yaşasın Memleket (1969), Büyük Grev (1978), Hayvan Deyip Geçme (1980), 70 Yaşım Merhaba (1984), Kalpazanlık Bile Yapılamıyor (1984), Maçinli Kız İçin Ev (1987), Nah Kalkınırsın (1988).

Romanları: kadın Olan Erkek (1955), Gol Kralı Sait Hopsait (1957), Erkek Sabahat (1957), saçkıran (1959), Zübük (1961), Şimdiki Çocuklar Harika (1967), Tatlı Betüş (1974), Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1977), Surname (1976), Tek Yol (1978).

Anıları: Bir Sürgünün Hatıraları (1957), Böyle Gelmiş Böyle Gitmez (1. Bölüm 1966, 2. Bölüm 1976), Poliste (1967), Yokuşun Başı (1982), Salkım Salkım Asılacak Adamlar (1987), Rüyalarım Ziyan Olmasın (1990).

Masalları: Memleketin Birinde (1987), Hoptirinam (1960), Uyusana Tosunum (1971), Aziz Dededen Masallar.
Taşlama: Azizname (1970).

Fıkralar: Nutuk Makinası (1958), Az Gittik Uz Gittik (1959), Merhaba (1971), Suçlanan ve Aklanan Yazılar (1982), Ah Biz Ödlek Aydınlar (1985), Korkudan Korkmak (1988),
Gezi: Duyduk Duymadık Demeyin (1976), Dünya Kazan Ben Kepçe (1977),

Oyunlar: Biraz Gelir misiniz (1958), Bir Şey Yap Met (1959), Toros Canavarı (1963), Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı (1968), Çiçu (1970), Tut Elimden Rovni (1970), Hadi Öldürsene Canikom (1970), Beş Kısa Oyun (1979), Bütün Oyunları Adam Yayınları’nda çıktı (1982

Barbaros’un Torunu, Hakkımı Ver Hakkı, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz oyunları basılmadı.
Şiir kitapları: Sondan Başa (1984), Sevgiye On Ölüme Beş Kala (1986), Kendini Yakalamak (1988), Hoşçakalın (1990), Sivas Acısı (1995)

Konuşmalar: İnsanlar Konuşa Konuşa (1988), Çuvala Doldurulmuş Kediler (1995). 1995′te çeşitli türdeki kitaplarından yaptığı seçki Sizin Memlekette Eşek Yok mu? adıyla yayınlandı.

   


ünLü Sohbet, SoSyete Sohbet, ManKenLerLe Sohbet, Chat

'' Yazımızda Telif Haklarına Ve Herhangi Bir Yasaya Aykırı Bilgi Veya Link Bulunuyorsa Lütfen ILETISIM Bölümünden Bize Bir E-Posta Göndermeniz Yeterlidir.

Yorumlar



Yorum Yaparken Lütfen SeviyeLi YorumLar Yazınız.!